Anycool hakkında birkaş soru & cevap daha..

,
Yazılarımı takip edenleri ve sorularn soruları görmek gerçekten güzel bir duygu.. Yukarıda soru soran arkadaşlara öncelikle ilgilerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum ve sorularına elimden geldiğince ayrıntılı cevaplar vermeye çalışıcam..

Ayrıntılı Anycool T828 İncelemesi



---------------------------------------------------------------------------------------------------------
mert dedi ki...

ürünü alalı uzun zaman olmuş telefon
telefon hala çalışıyor mu?
yanında gelen ürünler sağlammı hala?
ürünün donanım bakımından kalitesi hakkındada bilgi veririmisiniz
teşekkürler

13 Kasım 2008 Perşembe 21:33
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Telefonu uzun süredir kullaıyorum bi sorununu görmedim. ne bir parçası kırıldı nede bir şeyi tutukluk yaptı gayet mutluyum. tek sıkan özelligi şarj yerinin girişinin kapağı pilastik ve çok içerde. Tırnağınızı yeni ve derinden kestiyseniz çıkartırken çıldırtabiliyor..

Ben başka bir sorununu görmedim. Tavsiye ederim..






---------------------------------------------------------------------------------------------------------
mirfang dedi ki...

telefon tanıtımınız için teşekkürler,bu telefonu almamda faydası oldu.fakat telefonu kullanırken çözemediğim bazı özellikleri var,eğer yardımcı olabilirseniz sevinirim;
1. yüklediğim melodiyi zil sesi olarak nasıl atayabilirim,cihazın zil sesini değiştiremiyorum
2.konuşurken hoparlörünü nasıl açabilirim
3.kızıl ötesi özelliği var mı
4.sesi dönüştürme (kadın-erkek-çocuk) özelliği var mı

25 Ocak 2009 Pazar 18:08
---------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sorularına teker teker cevap vermek istiyorum..

1. yüklediğim melodiyi zil sesi olarak nasıl atayabilirim,cihazın zil sesini değiştiremiyorum
Menü > Kullanıcı Profilleri > (Kullandığın profil seçili ilek) Seçenekler > Özelleştir > Ses ayarları > Gelen aramalar > < Boş > yazan herhangi bir ses dosyası üzerine gel > Tamam > Yüklediğin ses dosyası nerdeyse (Telefon yada hafıza kartı) seç > Attığın yerden ses dosyanı bul > Tamam de :D Bu kadar..

2.konuşurken hoparlörünü nasıl açabilirim
Konuşma sırasında E-Serb (Sağ tuş) tuşuna basarsan sesi dışarı verir..

3.kızıl ötesi özelliği var mı
Benim elimdeki versiyonda kızılötesi yok sadece bluetooth var. seninkini bilmiyorum ama genellikle olmuyor..

4.sesi dönüştürme (kadın-erkek-çocuk) özelliği var mı
bazı çin malı telefonlarında bu özellik var, bende bu özelliğinin olduğunu düşünerek aldım fakat üzgünim ki bu özelliğiğ mevcut degil.

aveanın yeni başlattıgı bi uygulama var istediğin sese dönüştürüp iletiyor sesi ama dakikası yanlış hatırlamıyorsam 2 kontor dü..

Umarım yorumlarım sizler için faydalı olabilmiştir..

Devamını oku..>>

Blogger'da "Devamını Oku" Linki Yapımı..

,
Yaklaşık 1 yıldır blogger kullanıcısıyım ve yazılarımın bir bütün olarak ard arda çıkmasından aşırı derecede rahatsızdım. Oturdum araştırdım, taradım, ve buldum. Aslında çok zor da değilmiş. Zaten google babaya yazdığımız anda yüzlerce sonuç çıkıyor. Bende bu yazıyı önce tutorialci de paylaştım ve tabiki de şimdi blogumda paylaşıyorum. (Nede olsa ikisi de benim sitem.)

Yazıyı hazırlayan mafiamax'a bir kere daha teşekkürlerimi borç bilirim.

İşte o değerli tutorial: Blogger'da "Devamını Oku" Bağlantısı Yapmak

Devamını oku..>>

Binboamaniaclar Anlatiyor

,
www.binboamaniaclaranlatiyor.com/

İnternette gezinirken reklamlarına rastladım, çok ilgimi çekti tıkladım (Ki normalde reklamlara tıklamam) karşıma bir grup insan çıktı öle garip garip hareketler ediyolar

İnceledim ve öğrendim ki sessiz sinema nın online versiyonuymuş

siteye giriyorsunu, webcamınızla söylenen kelimeyi 15 saniye de anlatmaya çalışıyorsunuz ve yolluyorsunuz.

sonra geri dönüp anlatılanları tahmin etmeye çalışıyorsunuz.

bu kadar ödür yada başka birşey varmı bilmiyorum ama hiçbirşey vermeseler bile karşında şebeklik yapan bir yığın insanı izlemek bile yeter Sanırım bende birşeyler anlatıp yolluycam

Devamını oku..>>

Mustafa (2008)

,

Özellikle yorumları okumadan izlemiştim fakat kime gidicem desem yada gittiğim arkadaşlarımla olan küçük dialoglarımda az çok bu yorumlar dile geldi.. Kendimi yorumlardan uzak tutarak izlemeye çalıştım ve bunu azda olsa başardım..


Bence belgesel ne yeteri kadar etkileyiciydi, nede boş geçip pop-corn movie lerin eseri olmuştu.. Kimileri film gözü ile baksana bilinmesi gereken bir şey var ki, o da bu bir film degil bir belgesel. Üstelik Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatından çok yaptığı işleri anlatan bir belgesel...

Mustafa'da daha önce dile gelmemiş, yada gözden kaçan ufak ayrıntılar gözünüze çarpabilir. Bunun yanı sıra hızlı geçilen, keşke daha ayrıntılı anlatsalardı dediğiniz yerler yada çok fazla ayrıntıya girmiş sıktı vallaha dediğiniz sahneler de yer almakta.

Sonuç olarak Atatürk'ün hayatını anlatan bir eser olarak göze almalı, sıkılmadan izlemeğe çalışmalıyız. Kendimize göre kötü yanları da olabilir elbetteki. Bardağın dolu yanından bakıp, güzelliklerini övmekten yanayım. Yapılan eleştirilerin de abartı ve saçma olduğunu düşünüyorum.

En iyi eleştirmen yüreğimizdir.




Film Hakkında Kısa Bilgiler:

"10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü."

Tür: Belgesel
Yönetmen : Can Dündar
Senaryo: Can Dündar
Yapım : 2008 - Türkiye

Türkiye 70 yılda Ata sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Yapılan belgeseller, resmi bir dilde tutsak kaldı. Selânik ten Dolmabahçe ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi. Mustafa, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı.


Devamını oku..>>

IPhone 3G’nin Eksileri..

,
Daha iPhone Türkiyeye gelmeden ve bu kadar yaygınlaşmaya başlamadan önce yabancı forumlarda eksiklerinden bahsediliyordu.. O zaman kendi kendime bu kadar popüler bi telefon da neden hiçbir özellik yok. Hadi hiçbir özelliği yok neden bu kadar tutuluyor? Daha da anlamış değilim.. Şimdi bir forumda tekrar bu eksiklerini Türkçe olarak yazmışlar, bende sizinle paylaşmak istedim.. Bakalım o harika görünümlü, çok popüler telefon için duygularınız aynımı kalıcak..



iPhone 3G’nin Eksileri

25 Eylül’ü 26 Eylül’e bağlayan gece satışa sunulan iPhone 3G’ye teknoloji meraklıları tarafından yoğun ilgi gösteriliyor. iPhone 3G’nin diğer cep telefonu modellerine göre üstün özelliklere ve şık bir tasarıma sahip olması, bu ilginin ilk sebeplerinden. Yalnız telefonu almadan önce gözden geçirilmesi gereken bir çok eksi özellik var ki, telefonu almaktan vazgeçebilirsiniz.



Apple iPhone 3G’nin eksi özellikleri:

* Bluetooth ile resim, müzik ve dosya transferi yok
Apple iPhone 3G’de Bluetooth var fakat Bluetooth üzerinden resim, video veya dosya transferi yapamıyorsunuz. Arkadaşınızda gördüğünüz bir müziği Bluetooth üzerinden telefonunuza yükleyemiyorsunuz. Çektiğiniz resimleri yine Bluetooth ile diğer telefonlara veya bilgisayara aktaramıyorsunuz.

* MMS özelliği bulunmuyor
iPhone 3G’de MMS özelliği bulunmuyor. Yani mutlu bir anınızı çekip sevdiğiniz kişilere MMS olarak gönderemiyorsunuz. Size gönderilen MMS’leri de alamıyorsunuz.

* Pil çıkarılamıyor, değiştirilemiyor
iPhone 3G’nin pili çıkarılamıyor ve değiştirilemiyor. Belli bir kullanım süresi sonunda ömrü dolan pili değiştirmek için Apple’a göndermeniz gerekli. Bunun dışında bir yol kullanmak telefona zarar verebiliyor.

* Video kayıt özelliği ve dijital yakınlaştırma yok
iPhone 3G’nin 2 MP kamerası bulunuyor. Fakat kamerada dijital yakınlaştırma bulunmuyor. Bu özellik fotoğrafın kalitesini düşürse de olması gereken bir özelliktir. Aynı zamanda kamera ile video kaydı yapamıyorsunuz. iPhone 3G’nin kamera yönü çok zayıf kalmış.

* Görüntülü görüşme için 2. kamera takılamıyor
3G teknolojisi hep görüntülü görüşme ile eşleştirilmiştir. 3G, görüntülü görüşme demek değildir. Görüntülü görüşme için 3G teknolojisinin yanında, uygun bir kameranın olması gerekmektedir. Bu uygun kamera ismi 3G olan iPhone’da yok. Olmadığı gibi harici olarak bir kamera da bağlayamıyorsunuz.

* Arttırılabilir hafıza özelliği yok
Her ne kadar dev hafızaya sahip olmasına rağmen, yüksek kalitedeki multimedya desteği kısa süre içerisinde size bu hafızayı yetersiz kılacaktır.

* Flash videoları izleyemiyorsunuz
Örnek olarak bilgisayarınızdan YouTube’daki videoları izleyebilmeniz için Flash Player eklentisinin tarayıcınıza yüklü olması gerekmektedir. iPhone Safari tarayıcısını kullanmakta ve Safari’de şimdilik Flash Player eklentisi bulunmamakta. iPhone’da özel YouTube menüsü sayesinde sorunsuz olarak YouTube videolarını izleyebiliyorsunuz. Diğer video sitelerini ve çoğu internet sitesinde yer alan flash görsellerini göremiyorsunuz.

* Java desteği yok
Telefonda Java desteği bulunmamakta. Bu sebeple telefonunuza Java uygulamaları ile farklı özellikler ekleyemeyeceksiniz. Aynı zamanda nerdeyse diğer tüm telefonlarda bulunan Java desteği ile oynanan oyunları da iPhone 3G ile oynayamayacaksınız.

* MP3 zil sesi yapamıyorsunuz
Telefonunuzda yer alan MP3’leri zil sesi olarak kullanamıyorsunuz. MP3’leri zil sesi yapmanın tek yolu iTunes müzik marketinden para ile müzik satın almaktır. iTunes’in Türkçe içeriği olmadığı için sevdiğiniz dizi müziklerini veya Türkçe şarkıları iPhone 3G’nizde zil sesi olarak kullanamayacaksınız.

* iTunes programı olmadan müzik yükleyemiyorsunuz
Normalde herhangi bir telefona müzik yüklemek için “sürükle bırak” mantığını kullanırsınız. Telefonun içini gösteren pencereye bilgisayarınızdaki müzikleri atarak yükleme işlemi yaparsınız. Fakat iPhone 3G için aynı durum söz konusu değil. Telefona müzik atmak için bilgisayarınızda iTunes programının yüklü olması gerekmektedir. iPhone içerisindeki tüm veriler bu program sayesinde aktarılmaktadır. Aynı durum videolar içinde geçerlidir.

* iPod aksesuarları ile uyumlu değil
Bu güne kadar Apple’a ait bir müzik çalar kullanmış olabilirsiniz. Bu müzik çalarların kulaklıkları veya şarj cihazları iPhone 3G ile aynı girişe sahip olabilir. Ama bir sorun var: Bu aksesuarları iPhone 3G ile kullanamıyorsunuz. Herhangi bir aksesuarı telefona taktığınızda ekranda uyarı yazısı çıkıyor.

* Sesle arama yok
Arama yapmak istediğimiz kişi için bir defaya mahsus olmak üzere bir ses tanımlayarak, daha sonra bu kişiyi aramak için, kaydettiğimiz bu sesi söylemeyerek arama yapmaya sesli arama denir. Bu özellik iPhone 3G’de bulunmuyor.

* Tek bir mesaj silmek yok
iPhone SMS menüsünde yer alan mesajlardan birini sildiğinizde, o mesajı gönderen kişiye ait tüm mesajlar siliniyor. SMS menüsü aslında SMS Chat benzeri bir özellik. Bir kişiden gelen mesajlar sanki MSN’de yazışıyormuşsunuz gibi kaydediliyor ve bu mesajlardan birini silmenize izin vermiyor. Ya hepsini sileceksiniz yada silmeyeceksiniz.

* XHTML tarayıcı yok, WAP sayfalarını görüntüleyemiyorsunuz
iPhone 3G ile wap sayfalarını gezemiyorsunuz. Çünkü XHTML desteği bulunmuyor. Bu özelliğin olmaması cepten ulaşılabilen bir çok faydalı wap sitesinin hizmetlerinden yararlanamayacağınız anlamına geliyor. Örnek olarak bankaların cep şubelerini kullanamayacaksınız, otobüs saatlerine bakamayacaksınız, Turkcell-im veya Vodafone Live gibi multimedya sitelere giremeyeceksiniz.

* Telefondan bilgisayara müzik atamıyorsunuz
Telefonunuzda çalan bir müziği arkadaşınız çok beğendi ve sizden kendisine göndermesini istedi. Bluetooth’u kullanarak dosya transferi gerçekleştiremediğinizden dolayı müziği arkadaşınızın bilgisayarına atmayı deneyebilirsiniz. Fakat arkadaşınızın bilgisayarında iTunes kurulu ise.

* Türkçe dil desteği yok
Apple iPhone 3G’nin Türkçe dil desteği şimdilik bulunmuyor. Fakat aktif kullanımda İngilizce bilmeyenler için fazla bir problem oluşturmuyor. Simgeler zaten yaptıkları görevleri anlatır şekilde tasarlanmış. Ayrıca telefonun bir çok özelliği sizin düşünebileceğiniz şekilde oluşturulduğundan aklınıza geleni birkaç deneme ile parmağınızı kullanarak yapabiliyorsunuz.

* E-posta eklentisi olarak gelen MP3’leri kaydedemiyorsunuz
iPhone 3G ile veri akışı sağlamanın ikinci yolu e-posta göndermek. Göndereceğiniz e-postaya resimlerinizi veya videolarınızı ekleyebiliyorsunuz. Göndermede bir problem yok fakat almakta biraz problem var. Size gönderilen resimleri kaydederek galeriden bakabiliyorsunuz. Fakat e-posta ile gelen müzikleri kaydetme seçeneği yok. Bu müzikleri dinlemek için e-postanın içerisine girmeniz gerekiyor.

* Dahili modem yok
iPhone 3G’yi dahili modem olarak kullanamıyorsunuz. Yani bilgisayarınıza bağlayarak EDGE veya 3G üzerinden bilgisayarınızla internete bağlanamıyorsunuz.

Kaynak: http://www.tahribat.com/forumdisplayfolder.asp?folderid=75711

Devamını oku..>>

Death Race (2008) inceleme

,

Death Race Türkiye de17 Ekimde vizyona girmesi beklenen film, başka ülkelerde haftalar öncesinden vizyona girmişti.. Fragmanları ile bizleri coşturan, yerimizden hoplatan bir film olacağa benziyordu.. Kimilerimiz çok deli film olucak muhakkak sinemada izlemeliyim desede kimileri de benim gibi önce sinamada izlemeliyim diyip sonra dayanamayıp internetten indirip izlemiş bulundu..

Konu açılmışken korsanın da ne kadar kötü birşey olduğunu hatırlatmakta fayda var sanırım.. Ne demişler ustanın dediğini yap yaptığını yapma.. Ben korsan ürün kullanıp kötü bir yol izliyorum diye seninde yapmana gerek yok.. Sen git paşa paşa sinemada izle, Müzik CD lerini satın al. Dürüst bir insan ol. Hak yeme.. Neyse konudan sapıp, güzelim filmi heba etmeyelim bence..

Daha önceki yazılarımı takip edenler, Wanted filminin incelemesinde, günümüzdeki filmlerden yakınıp durmuştum.. Beklentileri karşılamayan, sürekli birşeyleri taklit edip, yenilikten uzak anlamsız filmlerin yapıldığından yakınıp duruyordum.. Önce wanted beni etkiledi.. Ardından da Death Race..

Tabi insanın aklına bir filmde Jason Statham oynar da güzel olmaz mı? Geldi. Filmde mükemmel bi konu, organizasyon vede oyunculuk var.. Çok emek harcancığı besbelli.. Buna rağmen imdb den 6.7 puan alması açıkcası beni şaşırtmadı.. Daha önce izleyip vay anasınıııı, Harika olmuş dediğim filmlere girip imdb de baktığım zaman düşük oylar aldığını görmüştüm.. Bu olay sürekli olmaya başlayınca (ki öle her filme güzel demem..) imdb nin puanlamasının benim açımdan etkili olmadığını öğrendim..

Film kısa bir intro ile başlıyor.. Bu intro da Death Race'in nasıl doğduğunu ve nasıl olduğundan bahsediliyor.. Ardından klasik bir başlangıç yapılıp bir fabrika işcilerinin, fabrikanın batması üzerine olan küçük bir girizgah yapılıyor.. Kahramanımız Jensen Ames profesyonel bir sürücüdür fakat karısı ve küçük kızı dışında onu seven pek kimse yoktur..

Maskeli bir katilin kahramanımızın evine girer ve karısını öldürür ve Jensen'i bayıltıp suçu onun üzerine yıkar.. Sonuç olarak kahramanımız dünyadan soyutlaşmış bir adada öze bir hapisaneye gönderilir.. Bu hapisaneyi özel yapan sebeplerden birtanesi ise mahkumların özgürlükleri için Death Race (Ölüm Yarışı) 'e katılıp 5 yarış kazanmalarıdır.. 5 yarış kazanıp hayatta kalabilen mahkumlara özgürlük vaadi verilen mahkumlar bu yarışlara katılırlar.. Hapisane müdüresi sexy hanfendimiz de bu görüntüleri satarak parasını kazanır..

4 Birincilik kazanan ve ilgi odağı olan, yaptığı kazalar ve yarışlar yüzünden yüzü tanınamayacak hale gelen Frankenstein lakaplı suçlu son yarışında geçirdiği kaza yüzünden ameliyat masasında can verir.. Hapisane müdüresi de kahramanımızı Frankenstein'ın yerine geçmesini ve reytinglerine reyting katmasını ister.. Faket görünen hiçbirşey gerçek değildi..

Sonuç olarak fast and furious tarzı motor sesleri ve modifiyeler beklemek çok yanlış olur.. Onun yerine bol bol aksiyon ve kan var..

Carmageddon oyununu oynayan ve sevenlerin bu filmide seviceğinden hiç şüphem yok. Sonuç olarak sinemada izlenmesi gereken bir film.. Vizyona girdiği zaman muhakkak gidicem.. Kimbilir belki birkaçkere daha giderim.. Belki sinemada bana denk gelip senin tavsiyenle geldik dersiniz.. Ama filmin sonunda senin yüzünden geldik, ne biçim filmiş bu.. Boşu boşuna para verdirdin bize demiceğinize inanıyorum..

Demezsiniz değil mi??

Film Hakkında Ayrıntı: http://www.tutorialci.net/forum/sinema-diziler/death-race-2008-olum-yarisi-2008.html#291


Devamını oku..>>

Emetic06'nın Anycool hakkındaki soruları..

,
emetic06 adlı bir arkadaşım Anycool T828 İnceleme adlı yazımı incelemiş ve aklına takılan birkaç soruyu dile getirmiş.. Öncelikle bu arkadaşımızın ilgisinden vede sorduğu sorulardan dolayı teşekkür ediyorum. Ürünü alalı yaklaşık 1 ay oldu. Hatta iki tane almıştık (Biri babama, biri bana). Bunu zamanla inceleme fırsatım oldu. Arkadaşımızın soruları ile de bir başlık açma isteği duydum..

Şimdi gelelim sorulara ve cevaplara..


emetic06 30 Eylül 2008 Salı 11:41 tarihinde demiş ki...

Benim birkaç sorum olacaktı

1. Telefonu alalı nerdeyse bir ay olmuş herhangi bir sorun çıkardı mı acaba ?

2. Hiç mp4 falan yükleme yada tv den kayıt yapıp pc de izleme fırsatınız olduysa bunu da paylaşabilirmisiniz ?

3. Garanti olayı nasıl yani biz piyasadan intel garantisiyle alsak garanti belgesinin üstünde arıza yaptığında götürülecek adresler falan yazıyormu ?

Şimdiden sorularımı cevaplandırdığınız için teşekkür ederim ve ayrıca böyle bir paylaşımdan dolayı ayrıca teşekkürler.


Şimdi bu sorulara sırası ile cevap germek gerekir..


1. Telefonu alalı nerdeyse bir ay olmuş herhangi bir sorun çıkardı mı acaba ?
- Telefonun ilk başta kullanımı zor geliyor fakat kalem kullanmaya, hızlı menüleri kullanmaya alışınca herşey mükemmel oluyor.. Ben bir problem ile karşılaşmadım ama eksik yanları varmı evet var.. Onlarda olmasaydı bu telefonu bırakın 300 ytl ye Bin ytl ye bile zor alırdık.. Misal oyun yüklenememesi gibi (Kaçak yada çakma telefonlarda -N99i gibi- oyun yüklemek için çeşitli şeyler yüklenmiş ne derece doğrudur bilemem. Yada işletim sistemi değişirmi, yenilenirmi onuda şuanda bilmem mümkün degil.. Bekleyip görücez..)


2. Hiç mp4 falan yükleme yada tv den kayıt yapıp pc de izleme fırsatınız olduysa bunu da paylaşabilirmisiniz ?
- Mp4 den kasıt video formatıysa açıkcası denemedim. Ama okuduklarıma göre desteklemiyormuş. Paket içerisinde gelen program ile yada benzeri programlar ile 3gp ye çevirip, o şekilde atmak bence daha mantıklı. Çünkü ne telefon mp4 kalitesinde göstericek, ne de o boyuttaki filmi telefona atmak kolay olucaktır.. O yüzden telefon formatına (3gp) çevirip atmak daha işe yarar olacaktır..

Müzik atıp denedim ses kalitesi güzeldi. Mp3'ü zil sesi olarak atıyabiliyorsun. Listeye eklemek için kabloyu takıp telefona attıktan sonra (Kabloyu takınca flash disk olarak görüyor zaten..) telefondan listeyi yenile demen yeterli..

Tv den kayıt yaptım. Başarılı bir şekilde tv den kayıt yapabiliyorsun fakat bana göre bir eksigi; Tv den kayıt yaparken tam ekran Tv yi izliyemiyor olman.. Tv den kaydettiğim videoyu pc de izledim, oda standart telefon boyutlarında kaydediyor.. Kayıt özelliklerini değiştirip değiştirememe gibi özellikleri varmı yokmu bilmiyorum ama bence yeterli düzeyde.. Hatta kaydettiğim bir video yu paylaşayım..

Video: NTV Gece Haberleri 2 Küsür Dakika..


3. Garanti olayı nasıl yani biz piyasadan intel garantisiyle alsak garanti belgesinin üstünde arıza yaptığında götürülecek adresler falan yazıyormu ?
- Biz ürünü Hepsi Burada güvencesi ile aldık ve incelediğim çoğu ürüne göre Türkiye disbiritörü belirtilmiş ender ürünlerden birtanesi.. Hatta babam telefonu eline aldıktan yaklaşık 3 saat içerisinde yere düşürüp ekranını patlattı.. Tekrar hepsiburada ya geri yolladık ve 1 hafta içerisinde yeni ürün kapımıza kadar geldi ve bunun için kargo parası dahii ödemedik..

Eğer Hepsi Burada dan almayı düşünmüyorsan garanti belgesinde yetkili servisleri vede ana disbiratör olan intel telekom'a yolladığın taktirde ürünün aynısı, yoka bir üst modeli adresine yollanıyor.. İçin rahat olsun..


Akıllarda kalan soru işaretlerini kaldırabildiysem ne mutlu bana.. Ülkemizde Çin malı çok fazla tutuluyor. Bunun en büyük nedeni fiyatının ucuz olması. Dar gelirli halkımız binlerce lira harcamaktansa 200, 300 ytl lik ucuz ama fonksiyonlu modelleri tercih ediyor. Bu çok normal ama bilinçsizce söylenen, Çin ürünlerini piyasadan kaldırmak için uğraşanların ortaya attığı bazı laflar sonucunda halkımızın aklını karıştırıyolar..

Fakat hepimizin bildiği gibi; o giydiğimiz marka ürünlerin hepsi çeşitli asya ülkelerinde 3, 5 dolara üretilip buraya yollanıyor.. Burda da üzerine marka yazılıyor ve etikeye 2, 3 sıfır konup piyasaya sürülüyor..

Çin mallarının desteklenmemesi yada destek çıkılmasının engellenmesinin sonucu halkımızı pahallı ürünleri almaya teşvik ediliyor yada ettiriliyor.. Paranın kıymetini bilelim.. Sokağa para atmayalım..


Dipnot: Çeşitli kullanım dersleri için www.Tutorialci.Net adresini ziyaret etmeyi unutmayın..


Devamını oku..>>

Bilkent Camii

,
Uzun süredir Bilkent Üniversitesi Merkez kampus ile Doğu kampus arasında yoğun bir çalışma vardır. Adamlar gece gündüz çalışıp birşeyler yapıyolardı.. Geçen okul dönemi sonunda oranın camii olduğunu ve aynı zamanda müslümanların yanında Museviler için sinagog ve hiristiyanlar için kilise olduğunu ögrendik:S Evet evet hepimiz şoka girdik.. Olurmu öle şey, reklam kokan hareketler bunlar da dedik hatta..

Ve 26 Eylül 2008 kadir gecesi yayınlanan haberle caminin doğruluğunu kanıtladılar.. Dünkü yazımı okuduysanız hatırlıycaksınızdır.. Daha dün memleketime geldim ve göründüğü üzere çalışma aşamasında bitmemiş dışı altın renginde metal ile kaplıydı ve bitmesi daha 1-2 ay sürer diye düşünüyordum.. Bugün öğrendim ki tv lere çıkmış tanıtımları yapılmış ve kullanıma başlamış...

Normal şartlarda camii lerin amacı haltı bir araya toplamak olan bir yerin VIP camii olarak geçmesi biraz dini reklam olarak kullanılmasından kaynaklanıyor.. Tabi durum böle olursa vip camii de olur sinagog da olur kilisede olur herbirşey olur..

İhsan amca yaptımı en sosyatiginden en janjanlısından yapıyor.. Herşeyi ile farklı bu camii hakkında ileriki günlerde bakalım neler yazıcam.. Haberleri sizinle paylaşırım :D

İzleyin bakarım haberi begenicekmisiniz?? Bakalım siz neler düşünüceksiniz..
http://www.videonuz.com/15857_Haber-ve-Televizyon_uc-dini-bulustugu-bilkent-camii__1.htm

Devamını oku..>>

Ramazan bayramı & Tatili..

,
Okulların açılması ile birlikte bende yoğun bir koşuşturma içerisine girdim.. O süre zarfında ne tutorialci ye nede blog'uma zaman ayıramadım.. Fırsaat buldukça girip birşeyler yazmak istesemde istediğim sonucu alamadım..

Karşımızda 9 günlük kocaman bir bayram tatili var. Geçirdiğim yorucu 2 haftanın ardından biraz da olsa kendimi iyi hissettiricek ve dinlenmemi sağlıycak güzel bir tatil olucak bana.. Umarım sizde bu tatilde bütün stresinizden, sorumluluklarından uzaklaşıp biraz kafanızı dinlersiniz..

Yaklaşık iki haftadır ankaradaydım.. Malum öğrenciyiz.. Valizimi toplarken blog'umu çok yanlız bıraktığımı ve birazdaha ilgiye ihtiyacı olduğunu düşündüm.. Düşündüm ki Ankaradan da bir yazım olsun..

Neyse bu güzel günde çok fazla uzatmak istemiyorum. Zaten Kuşadası beni bekler.. O yüzden bu önemli günü kutluyarak kapatmak istiyorum..

Tüm müslüman aleminin bayramını kutlar.. Esenlikler dilerim.. Sevgiyle kalın..

Devamını oku..>>

Wanted!

,


Daha filmin fragmanı çıkmadan adı yayılmaya başladı.. Wanted! Hakkında bilinen tek şey bir aksiyon filmi olacağıydı.. Herkes gibi bende isminden yola çıkarak, hırsız polis kovalamacası gibi birşey bekledim. Sonra fragmanı çıktı... Aklımda oluşturduğum o güzel şeyler birden gidiverdi. Fragmanından anladığım kadarı ile bu benim hayel edemiyeceğim türde bir filmdi ve inanılmaz görünüyordu..


Fragmanında izlediğim kurşuna yön vermeler, uçmalar, atlamalar, konmalardan sonra matrix vari bir film olduğu kanaatine varmıştım.. İlgiyle çıkmasını ve sinemada izleme hayallerini kuruyordum.

"Birşeyi çok istersen olmaz." derler ya işte buda onun gibi oldu ve sinemada izliyemedim :( Zaten internetteki yorumları da okuduğum zaman gidesim kalmamıştı.. Herkes sinemada izlenicek türden bir film olmadığını söyleyip duruyordu...

Neyse vizyona girdiğinin ertesi günü elimde sinema çekimi vardı. Ama izlemedim. Sabrettim. Daha kaliteli bir versiyonunu aylar sonra indirip, uygun alt yazısını ayarladım. Kapımı penceremi kapadım. Işıkları döndürdüm. 5+1 ses sistemimi açtım ve görüntü ayarlarını ayarladıktan sonra play tuşuna bastım... Çok birşey beklemiyordum açıkcası.

Film konusunda acayip sıkı bir eleştirmenim.. Öle herkesin beğendiği, birşeylerin kopyası olan filmleri sevmem. Film dediğin yaratıcı olacak, iyi bir senaryosu olucak. Bir insan film izlediği zaman o filmde farklı birşeyler görmeli. Ve bu filmde ben bunu yaşadım. Filmin her saniyesinde "hastir...", "Vay anasını beee.." oldum..

Tam film bitti ve "böle son mu olur? " dediğim anda farkettim ki film yeni başlıyomuş.. Herşey son 15 dk da çözülüyor.. O ana kadar yaşadığınız hiçbirşey gerçek değil siz kendi hayal dünyanızd yaşıyorsunuz..

Filmin sonu başladığı kalitede son buluyor. Hiç beklemediğiniz anlarda hiç beklemediğiniz olaylar gerçekleşiyor ve bunlar yürek hoplatıyor.. Filmin çekimi, kurğusu, müzikleri ve oyunculuklar mükemmel düzeyde..

Ben zor beğenen bir eleştirmen olmama rağmen bu filme 10 üzerinden 10 veriyorum.. Hiçbir eksik yanı yok. Başarılı bir çekim ve kurğu sayesinde akıllarda oluşabilecek olan tüm soru işaretleri silinmiş.. Bazı insanlara göre saçma sahneler olabilir ama oda bu işin fantezisi.. Bence izlenebilecek kaliteli bir film (Özelliklede Fox krakterini canlandıran Angelina Jolie).. Herkese tavsiye ederim..



Filmin Özeti:
Rus yönetmen Bekmambetov'un son projesi Wanted'ta, McAvoy babasının kiralık katil olduğunu öğrenen ve onun izinden gitmeye karar veren heyecanlı bir genç olan Wes'i, Jolie ve Freeman ise oğlana mesleğin inceliklerini öğretecek olan Fox ve Sloan adlı deneyimli katilleri canlandırıyor.

Hayatında oldukça başarısız olan ve bu döngüyü kırmak isteyen Wes, Fox'u tanıdığı günden itibaren bakış açısını değiştirerek benliğinin içinde sinsi sinsi dolaşan kızgın ve öfkeli kurdu serbest bırakır. Eğitimli bir suikastçı olmaksa elbette kolay değildir.

Mark Millar'ın grafik romanından uyarlanan filmin, romandan oldukça farklı olduğu söyleniyor. Wanted’ın bir özelliği de, büyük ilgi toplayan Red One digital kameranın kullanıldığı ilk film olması.



Filmin resmi sitesi:
http://www.wantedmovie.com/


Filmin fragmanı:
http://www.youtube.com/watch?v=O7ftozVc3lI&eurl=


IMDB Sayfası:
http://www.imdb.com/title/tt0493464/


Devamını oku..>>